Zorunlu “Çalışan Temsilcisi” Uygulaması

zorunlu çalışan temsilcisi nedir - insankaynaklariyiz.net

30.06.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak mevzuatımıza giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu(1) çalışma ve iş mevzuatımıza önemli düzenlemeler ve yenilikler getirmiştir. 6331 sayılı Kanun ile getirilen yeniliklerden biri de çalışan temsilcisi uygulamasıdır.

Bu yazımızda İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince uygulamaya konulan “çalışan temsilcisi” uygulamasının tanımı yapılacak, çalışan temsilcisinin görev ve sorumluluklarına değinilecek, nihayetinde çalışan temsilcisi zorunluluğuna uyulmamasının yasal yaptırımları konusunda bilgi verilecektir.

1- ÇALIŞAN TEMSİLCİSİ UYGULAMASININ AMAÇ VE KAPSAMI

“Çalışan temsilcisi” kavramı, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkili çalışanı ifade eder.

İşveren; işyeri örgütlenmesi üzerindeki hakim konumu dolayısıyla, işyerinde çalışanların tümünün, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılan bütün değerlendirme ve düzeltme faaliyetlerinde aktif olarak yer almalarını ve fikir beyan edip teklifte bulunmalarını sağlamakla yükümlüdür. Bu noktada çalışan temsilcisi uygulaması işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik faaliyetlerin devamı ve katılımın etkinliğini sağlamak amacıyla getirilmiş, iş ortamının da dengeli temsili hedefleyen bir düzenlemedir.

 

2- ÇALIŞAN TEMSİLCİSİNİN SEÇİMİ VE ATANMASI

İşveren; işyerinin değişik bölümlerindeki riskler ve çalışan sayılarını göz önünde bulundurarak dengeli dağılıma özen göstermek kaydıyla, çalışanlar arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla, Kanun’da belirtilen sayılarda çalışan temsilcisini görevlendirir. Buna göre;

a) İki ile elli arasında çalışanı bulunan işyerlerinde bir,

b) Ellibir ile yüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde iki,

c) Yüzbir ile beşyüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde üç,

ç) Beşyüzbir ile bin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde dört,

d) Binbir ile ikibin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde beş,

e) İkibinbir ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde altı

çalışan temsilcisi görevlenmek zorunludur.

Birden fazla çalışan temsilcisinin bulunması durumunda etkinliğin artıtrılması amacıyla çalışan temsilcileri arasında yapılacak seçimle “baş temsilci” belirlenir. Kanun yapıcı işyerindeki çalışan sayısına göre çalışan temsilcisi sayısının belirlenmesinde değişik bölümlere ilgili bilgi akışının sağlanması ve çalışanların tamamına ulaşılmasını; baş temsilcisi seçilmesi ile de çalışan temsilcileri arasında eşgüdüm ve koordinasyonun güçlendirilmesini gözönünde tutmuştur.

 

3- ÇALIŞAN TEMSİLCİSİNİN YETKİ VE SORUMLULUKLARI

Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin alınmasını isteme hakkına sahiptir. Bu suretle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun risk bazlı yaklaşımı doğrultusunda işyerinde mevcut problemlerin ve risklerin bizzat bu riskler ve problemlerle karşı karşıya bulunan çalışanlar tarafından dile getirilmesinin önü açılmış, çalışanların işyeri yönetimine aktif katılımlarının sağlanması suretiyle işbaşının teminine ve işyeri yönetiminin demokratikleşmesine katkı sunulmaya çalışılmıştır.

Çalışan temsilcisi, görevini destek elemanı ile birlikte yürütür. Destek elemanı Kanun’da “asli görevinin yanında iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda özel olarak görevlendirilmiş uygun donanım ve yeterli eğitime sahip kişi” olarak tanımlanmıştır. Buna göre sağlık ve güvenlik alanında destek elemanı görevlendirilmesi söz konusudur.

Çalışan temsilcileri ve destek elemanlarının görevlerini yürütmeleri nedeniyle hakları kısıtlanamaz ve görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli imkânlar sağlanmak zorundadır.

Çalışan temsilcisinin önemli görevlerinden biri işçilerin çalışmaktan kaçınma hakkı kapsamında bulunmaktadır. Ciddi ve yakın tehlike ile karşı karşıya kalan çalışanlar iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurulun bulunmadığı işyerlerinde ise işverene başvurarak durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep edebilir. Kurul acilen toplanarak, işveren ise derhâl kararını verir ve durumu tutanakla tespit eder. Karar, çalışana ve çalışan temsilcisine yazılı olarak bildirilir.

İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek işçilerin çalışan temsilcine karşı sorumlulukları arasındadır. Keza çalışanlar kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak zorundadır.

Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak da çalışanların sorumluluklarından biri olarak belirlenmiştir.

 

4- CEZAİ YAPTIRIMLAR

Çalışan temsilcisi uygulaması kanuni yönden korunmuş bir uygulamadır. Buna göre çalışan temsilcisi ve destek elemanının görevlendirilmemesi veya seçilmemesi yahut da görevlerini yapmaktan engellenmesi idari yaptırım gerektiren fiiller olarak belirlenmiştir.

Çalışan temsilcisi uygulaması İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Bu tarihten itibaren işyerinde çalışan temsilcisi görevlendirilmemesi veya seçilmemesi durumlarında işverene 1.000 TL idari para cezası uygulanması Kanunca emredilmiştir.

Kanun yalnızca çalışan temsilcisinin göreve başlatılmaması hallerini cezalandırmamış, çalışan temsilcisinin görevini yapmasına engel olunmasını da idari para cezası gerektiren fiiller arasında saymıştır. Buna göre çalışan temsilcilerine işverene öneride bulunma ve tedbir alınmasını isteme hakkının verilmemesi durumunda 1.500 TL; çalışan temsilcilerinin ve destek elemanlarının haklarının kısıtlanması, çalışmaları için imkan sağlanmaması durumunda ise hakları kısıtlanan her çalışan için 1.000 TL idari para cezası uygulanacaktır.

Belirtilen bu idari para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce verilmektedir. Verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenmek zorundadır. İdari para cezalarının tüzel kişiliği bulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilmesi Kanun’da düzenlenmiştir.

 

5- SONUÇ

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun çalışma ve iş mevzuatımıza getirdiği yeniliklerden biri de çalışan temsilcisi uygulamasıdır.

Buna göre ikiden fazla çalışanı olan işyerlerinin çalışan sayısı ile orantılı olarak bir ve altı arasında çalışan temsilcisini çalışanlar arasında yapılacak seçimle veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla belirlemesi zorunludur. Birden fazla çalışan temsilcisi olması halinde bir çalışan temsilcisi “baş çalışan temsilcisi” seçilir. Çalışan temsilcileri sağlık ve güvenlik alanında destek elemanı ile birlikte çalışır.

Çalışan temsilcisi iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkilidir. Çalışan temsilcisi ve destek elemanlarının hakları kısıtlanamaz; görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli imkânlar sağlanmak zorundadır. Yasa koyucu, çalışan temsilcisi seçilmemesi yada atanmaması halleri ile çalışan temsilcisi ve destek elemanının görevlerine engel olunması yahut haklarının kısıtlanması hallerinde idari para cezaları uygulanmasını zorunlu koşarak caydırıcılık tesis etmeyi; iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının demokratik bir zeminde yaygınlaşması için temel oluşturacak uygulamanın sağlam temellere oturmasını amaçlamıştır.

insankaynaklariyiz.net

Bir Cevap Yazın