Dini ve Resmi Bayramlarla Yıllık İzin Birleştirmek

Dini ve Resmi Bayramlarla Yıllık İzin Birleştirmek - insankaynaklariyiz.net

Ramazan’ın bu yıl temmuz ayına denk gelmesi çalışanların izin taleplerini temmuz öncesi ve ağustos sonuna yığdı. Bu durum insan kaynakları bölümlerini bir hayli düşündürüyor.

Yöneticiler bir yandan işlerin aksamaması için izinleri eylüle kaydırmaya çalışırken diğer taraftan önümüzdeki 10 yıl boyunca birikecek izin maliyetlerini yan haklara dönüştürerek azaltmayı düşünüyor.

Çalışanların bütün yıl beklediği yaz tatili sonunda geldi. Yıllık izinlerin kullanılmaya devam ettiği bugünlerde şirketler izin planlamasını gerçekleştirirken bir hayli zorlanıyor.

Zira çoğunlukla haziran, temmuz ve ağustos aylarına dağıtılarak ayarlanan izinler, 2014’de olduğu gibi 2015 yılında da Ramazan ayının temmuza denk gelmesi ve iznini bayram tatiliyle birleştirmek isteyenler nedeniyle temmuz ve ağustosa yığıldı.

Bu da şu sıralar insan kaynakları bölümlerini bir hayli düşündürüyor. Üstelik insan kaynakları direktörleri sadece bu yıl değil önümüzdeki 6 yıl da bu krizi yönetmek zorunda. Çünkü 2021’e kadar ramazan ve kurban bayramlarından biri yaz mevsimine denk gelecek. Böyle bir durumda da yıllık izinlerini kullanmayıp bayramda tatil yapmayı tercih edecek çalışanların şirketlere yükledikleri izin maliyetleri şirketlerin başını ağrıtacak gibi duruyor. Ayrıca aynı aylarda izne çıkmak isteyen çalışanlar nedeniyle şirkette işlerin yürümesiyle ilgili sıkıntılar da baş gösterecek.

İZİNLER BİRİKTİRİLİYOR

İnsan kaynakları danışmanlık şirketi Mercer Türkiye’nin Yan Haklar Danışmanlığı Proje Müdürü Can Suntay da yıllık izin biriktirilmesinin, şirketlere ek maliyet yükü getirmesi nedeniyle, yöneticiler tarafından istenmeyen bir durum olduğunu söylüyor. Suntay, “Şirketler, çalışanlarının yıl içinde izinlerini kullanmalarını isterler. Ancak ramazanın yaza denk gelmesi ve hak edilen izinlerin bayram tatilleriyle birleştirilmesi sonucu son iki yıldır çalışanlar yıllık izinlerinin bir kısmını kullanmıyor. Bazı çalışanlar ise mola vermeden çalışmaya devam etmeyi tercih ediyor ve izinleri biriktirmeyi tercih ediyor.

İZİN KULLANMAK ÖZENDİRİLİYOR

Hal böyle olunca şirketler de tedbir almak adına izin kullanmayı özendirmek için toplu tatil organizasyonları, örneğin iki hafta şirket toplu olarak tatil yapmayı tercih edebiliyorlar. Yıllık izne gidenler için nakdi yardım veren veya yıllık izin politikalarını gözden geçirmeyi tercih edenler de bulunuyor” şeklinde konuşuyor.

BİRİKMİŞ İZİN GÜVENCE

Çalışanların büyük bölümü yıllık izinlerini biriktirmeyi mali bir güvence olarak da görüyor. Uzmanlar ise pek çok kurumda çeşitli sebeplerden dolayı yıllık izin haklarının her geçen gün kartopu etkisiyle büyüdüğüne dikkat çekiyor. Bu nedenle de yıllık ücretli izinleri aynı yıl içinde kullandırmayı teşvik etme eğiliminde olan işletmeler için bu tercihin mutlaka planlanması gerekiyor. Uzmanlar çalışan sayısı beş binin üzerindeki kuruluşlarda, özellikle bankalarda, yıllık izin yükümlülüklerinin her yıl ortalama maaşlarla hesaplandığında çok yüksek tutarlara ulaşabildiğini söylüyor. Bu mali yükümlülükten kurtulmak isteyen şirketler de çalışanlarını birikmiş izin tutarları kadar yan haklar paketlerinden yararlanmaya yönlendiriyor.

TOPLU TATİL YAPILIYOR

Her yıl okulların kapanmasıyla birlikte çalışanların şirketlerine sundukları izin planlarının bir karmaşa yarattığını söyleyen PricewaterhouseCoopers İnsan Kaynakları Hizmetleri Bölüm Yöneticisi Murat Demiroğlu,”İnsan kaynakları bir anda temmuz ve ağustosa yığılan izinleri yönetmekle meşgul oluyor. Bu yıl ise durum ramazan ayının yaz dönemine denk gelmesiyle birlikte biraz değişti. Çalışanlar tatillerini ramazan öncesi ve sonrası döneme uygun olarak planlayınca bu kez de haziran ve ağustosun son dönemlerinde yığılma oldu” diyor.

Bu durumun şirketlerde iş akışı açısından birtakım sıkıntılar yarattığını dile getiren Demiroğlu, yaz aylarında şirketlerde tempo doğal olarak yavaşladığından bu durumun yönetilemez bir kriz olmadığını vurguluyor. Demiroğlu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Avrupa’da örneğin İtalya’da ülkenin tamamı ağustos ayında tatile çıkıyor. Yıllık izin yığılmalarına bu şekilde çözüm bulanlar da var. Bazen şirketler bir ay boyunca kapatıyor ve toplu olarak tatile çıkıyor. Bunu Türkiye’de de yapan büyük gruplar var. Bu tür çözümleri tercih eden şirketlerde verimlilik sıkıntısı da yaşanmıyor.”

 

İZİNLER EYLÜL’DE YOĞUNLAŞIYOR

Bahattin Aydın – Avea İnsan Kaynakları Direktörü

Avea’da yıllık izin talepleri eylül ayı ve sonrasına kaymış durumda. Çalışanların yüzde 25’inin ramazan öncesinde izinlerini kullandıklarını, ramazan süresinde bu oranın yüzde 16’lara indiğini ve ağırlıklı olarak eylül – aralık arasında yüzde 43 oranında izin yapılacağını söyleyebiliriz. Ayrıca bu yıl da üst üste iki hafta izin kullanımını teşvik ederek, çalışanlarımıza mobil iletişim sektörünün yoğun çalışma temposunun içinde gerçek anlamda bir dinlenme dönemini sağlanmış olmasını amaçlıyoruz. Yıl içinde çalışanlarımızın o dönemki tüm izin hak edişlerini kullanmalarını hedefliyoruz.

Türkiye’deki çalışanların neredeyse yarısı bu yaz tatilinde tam anlamıyla dinlenemeyecek. Regus’un küresel araştırmasının endişe verici sonuçlarına göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 44’ü havuz kenarında yorgunluğunu atmak veya yakınlarıyla vakit geçirmek yerine tatil programına her gün bir ila üç saat arasında iş sıkıştırıyor. Uzmanlar ise bunu doğru bulmuyor

Regus’un 80’i aşkın ülkede 16 bin katılımcıyla gerçekleştirdiği araştırma, çalışanların tatile iş taşıyacağını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçlarına göre bu yaz Türkiye’deki çalışanlar tatile çok fazla iş taşımakla kalmayacak, gelişen teknoloji yüzünden akıllı telefon ve netbook’larından da ayrılamayacak. Araştırmaya katılan Türkiye’deki çalışanların yüzde 16’sı tatilde günde üç saatten fazla çalışacağını bildirirken, yüzde 44’lük bir oran günde bir ila üç saat arası çalışacağını, yüzde 35’i ise e-postalarını kontrol etmek, gelen iş telefonlarını yanıtlamak, toplantılara katılmak gibi tüm rutin işlerini devam ettireceğini belirtmiş.

Oysa uzmanlara göre işten başka şeylere zaman ayırmak, insan ilişkilerini güçlendirmek ve rahatlamak için gerekli olduğu kadar, sağlıklı bir çalışanla tükenmiş bir çalışan arasındaki farkı da oluşturuyor. Stresli bir zihnin sağlıksız bir anksiyeteye zemin hazırladığını ortaya koyan raporların da gösterdiği gibi, profesyonellerin arada bir kafa dağıtmaları ve ofisten gerçekten uzaklaşmaları çok önemli. Araştırmanın küresel sonuçlarına göre Amerika’da çalışanların yüzde 58’i tatilde her gün en az bir saat çalışacaklarını bildirirken, bu ortalamayı sırasıyla Asya, Avrupa ve Latin Amerika ülkeleri izliyor. İş yerindeki aktivitelerini tümüyle tatile taşıyacaklar arasında ise Yunanistan birinci sırada. Tatilde günde üç saatten fazla çalışacağını bildiren ülkeler listesinde Polonya başı çekerken, Türkiye yüzde 16’lık oranla bu listede ilk 10 içindeki yerini alıyor.

Regus Türkiye Ülke Müdürü Erim Denel, teknolojideki gelişmelerin çalışanları sürekli bağlı olmaya sürüklediğinin altını çiziyor ve ekliyor: “Akıllı telefonlar, netbooklar ve her yerde bulunan internet bağlantılarıyla, gerçekten bağlantıyı koparmak çok zor hale geldi. Ancak ara vermek ve dinlenmek, aileye ve arkadaşlara zaman ayırmak, sağlıklı kalabilmek için hayati önem taşıyor. Hem çalışmak hem de aile tatilinde aktif olarak yer alma çabası ile gecesini gündüzüne katmak, çalışanları tükenmeye bir adım daha yaklaştırır ve herkesin eğlencesini berbat eder. Şirketler çalışanlarının mutlu, sağlıklı ve üretken kalmalarını garantilemek istiyorlarsa, çalışanlarını özel hayatlarına iş taşımaktan kurtarmak için etkinlik ve üretkenliklerini artırmanın yollarına bakmaları gerekiyor. Şirketler, çalışanlara daha fazla esneklik sunarak, trafikte geçirdikleri zamanı azaltmalarına ve eve daha yakın çalışmalarına imkân vererek ve en önemlisi, tatildeyken düğmeyi gerçekten kapatma özgürlüklerini sağlayarak daha etkin hale gelebilirler.”

 

logo - asıl

Bir Cevap Yazın